Köyümüzün Tanıtımı

- +

KULLAR KÖYÜ 

Kullar Köyü 1521 yılında Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki kayıtlara göre Çankırı Nahiyesine bağlı 20 haneli bir köy olup, adı hiç değişmeden Kullar olarak günümüze kadar geldiği yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır.(Prof. Dr. Ahmet  KANKAL XVI.yüzyılda Çankırı Kitabından)

Köy halkının tarımla geçimini sağladığı buğday, arpa,nohut,mercimek,erzen,(Darı)burçak,yonca,Mahlut(Hayvan yemi olabilir.)yetiştiriciliği yaptığı 1521’de 1319 akçe hasılası olduğu,1578-1579 yıllarında köyün 25 hane olduğu yine aynı kaynaktan anlaşılmaktadır.
Şimdi ise köy 105 hanedir.
Çankırı ilinin Yapraklı ilçesine bağlı bir köydür. Dereli sırtlarından inen Kullar Deresi’nin kenarında, bir vadi içinde kurulmuştur.

Tarihi :

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Köyün kuruluşuyla ilgili bir efsane var ki adeta Ergenekon Destanı’nı hatırlatır. Hele köyün yerleşimini kırmızı topraklı yüksek dağ ve kayalıkların da çevrelemiş olduğunu düşünürsek. Köy yeni kurulduğu sıralarda bir savaş olmuş. Saldırıya uğrayan köye düşman öyle bir saldırmış ki, köyde hiçbir canlı bırakmamış ve olduğu gibi yağmalamış. Yalnız baskın başlarken, köyden iki kişi, Kurtyemez namındaki kayalıklara saklanmış. Böylece köyden sadece bu iki kişi sağ olarak kurtulmuş. Daha sonra: “-Şu Allah’ın işine bak, köyden sadece bu “kullar” kalmış.” demişler ve köyün adı “Kullar” olmuş.

Köyün etrafı (doğu, kuzey, güney) yüksek dağ ve kayalıklarla çevrilmiştir. Dereli sırtlarından inen Kullar Deresinin kenarında bir vadi içinde kurulmuştur. Köyün etrafını, Kaş harman, Kırın kaş, Tilki Kayası, Kayabaşı ve Çiğdemlik Tepeleri çevirir. Bu özelliğinden dolayı, köyün yeri eskiden pek fark edilmezmiş. Bir gün Kaş harman´dan geçen yolcular etrafı seyrederken Kullar Köyü´nün farkına varmışlar: “Aa burada da kullar (insanlar) yaşıyormuş!´ demişler. Köyün ismi böylece ´Kullar´ olarak anılmaya başlanmış. Bu konuyla ilgili bir söylenceye göre de; köy yeni kurulduğunda bir savaş olmuş, düşman istilasına uğramış. Düşman öyle bir baskın yapmış ki, köyün her tarafını yağmalamış ve köyde hiçbir canlı bırakmamış, Yalnız baskın başlarken, köyden iki kişi, Kurt yemez namındaki kayalıklara saklanmış. Böylece köyden bu iki kişi sağ olarak kurtulmuş. Daha sonra bunun farkına varanlar, “Şu Allah´ın işine bak, köyden sadece bu ´kullar” kalmış.” demişler. Köyde ismini bundan almış. Köyün tarihi bilinmiyor. Fakat bir ailenin Bağdat´tan geldiği söyleniyor.

Doğusunda Yukarı Ayva, Badem çay, güneyinde Yamaç başı, Kaymaz, batısında Tatlı pınar, Kıvçak, kuzeyinde Ayseki, kuzeydoğusunda Yaka köy yer alır. Köy 105 hane dolayındadır. Aşağı ve Yukarı Mahalle adıyla iki parçadan ibarettir. İl merkezine 45 km., ilçe´ye 35 km. uzaklıktadır.

Kullar Köyü´nün böbrek taşlarını düşürdüğü söylenen ve Çankırı´da yaygın olarak bilinen 3 tane çeşmesi köy içinde yer alır. Buna ilave olarak 3 tanede çeşmesi vardır. Köy, ihtiyaçlarını bu çeşmelerden giderir. İçme ve sulama sularının yetersiz olduğu söylenmektedir. Köy bitki örtüsünde meşe başta gelir. Arpa, buğday, fiğ, korunga mercimek gibi tarım ürünleri; patates, fasulye, soğan, marul, tere, domates, havuç gibi sebze türleri; elma, armut, erik ve üzüm gibi meyve çeşitleri yetişir. Çevre köylere bakıldığında hayvancılığın daha iyi olduğu görülmektedir. Şu anda köyde  küçükbaş hayvan sayısı 150, büyükbaş hayvan sayısı 250, kümes hayvanı sayısı 458, fenni arı kovanı sayısı ise120´dir.
Köy geçimini, tarım ve hayvan ürünlerinden ve canlı hayvan pazarlamacılığından sağlamaktadır. Ayrıca mevsimlik işçi olarak çalışılarak, köye dışardan nakit girdi teminine uğraşılmaktadır. 10 ailenin toprağı yoktur. Arazi  8 dolayında verim sağlar. 69 aile bankadan kredi alır. En kalabalık ailede birey sayısı 25 dolayındadır. Köyün ortak malları ve diğer işleri imece yoluyla halledilir. Klasik Türk Düğün geleneği çevreye uygun olarak yaşatılmaktadır. Köyde. Bir köy odası ayrıca Alicükgil, Omargil ve Gazigil´n odası isimleriyle 3 tane oda mevcutken son yıllarda bir tanesi yıkılmış, köy odası ve diğer bu üç oda şahıslar ve köylü tarafından bakımı sağlanarak çalıştırılmaya devam edilmiştir. İki mahallesinde iki camisi vardır. Camilerden birisi 150 yıllıktır. Diğerinin yapımına 1980 yılında başlanmış, ertesi yıl tamamlanmıştır. 1994 yılında köye bir düğün evi yapılmıştır. Klasik Türk düğün geleneği çevreye uygun olarak yaşatılmaktadır.